1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Yardım örgütleri: Pandemi açlık sorununu derinleştirdi

20 Mayıs 2021

Alman yardım örgütleri pandeminin dünya çapında derinleştirdiği açlık konusunda uyardı, uluslararası iş birliği çağrısı yaptı.

Fotoğraf: Stefanie Glinski/Welthungerhilfe

Korona pandemisi dünya çapında ardında yıkımın izlerini bırakıyor. Bu süreç, varlıklı ve sosyopolitik olarak istikrarlı olan sanayileşmiş ülkeler için bile acımasız bir stres sınavı oldu. Ancak virüs, yeterli altyapı ve tıbbi olanaklara sahip olmayan "küresel güney" olarak tabir edilen Afrika, Latin Amerika ve Asya ile Orta Doğu'nun gelişmekte olan bölgelerinin yoksul ülkelerinde daha yıkıcı bir etki bıraktı.

Alman Açlıkla Mücadele Örgütü Welthungerhilfe ve çocuklara yardım örgütü terre des hommes'un Berlin'de yaptığı "Kompass 2021" sunumuna pandemi damgasını vurdu. "Kalkınma Politikası Gerçekliği" isimli yıllık raporda yardım örgütleri uluslararası politikaları ve Alman kalkınma politikalarını analiz etti.

1,6 milyar çocuk etkilendi

Terre des hommes Örgütü Sözcüsü Birte Kötter konuşmasında, "Korona pandemisi nedeniyle çocukların hak edinimlerinde ciddi bir gerileme var" dedi.  Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, ciddi açlık içinde yaşayan çocuk sayısı 150 milyondan 725 milyona çıkmış durumda. Kötter, problemin boyutunu anlatırken, "2020 yılında her ülkede uygulanan sokağa çıkma yasakları okula giden 1,6 milyar çocuğu etkiledi. Okullara bir daha dönüp dönemeyecekleri ise bir muamma" ifadelerini kullandı. Açlık, hastalık, çocukların çalışması, çocuk evliliği, göç ve çocukların yalnızlığı gibi sorunların pandeminin sonuçları olduğunu söyleyen Kötter,"Hindistan'da, Nepal'de çocukların pandeminin sonuçlarından aşırı oranda etkilendiğini görüyoruz. Milyonlarcası açlıktan muzdarip. Sokaklarda çalışmak ya da ailelerine yardım edebilmek için dilenmek zorundalar. Projemizdeki genç insanlar, bir yıldan uzun bir süredir okula gitmediklerini ve kendileri için bir gelecek görmediklerini belirtti" söyleminde bulundu.

Fotoğraf: Florian Lang/Welthungerhilfe

55 ülkede 155 milyon aç insan var

Pandemi nedeniyle ciddi bir açlık problemiyle karşı karşıya olan insanların sayısı 2020 yılında bir önceki seneye göre 20 milyon kişi artarak 55 ülkede 155 milyona yükseldi. Welthungerhilfe Örgütü'nün Genel Sekreteri Mathias Mogge, "Suriye, Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti nüfusunun yarısı açlıkla boğuşuyor. Bu ülkeler uzun süren savaşlar, çatışmalar ve iklim değişikliğinden muzdarip" ifadesini kullandı.

Mathias MoggeFotoğraf: picture-alliance/dpa/Welthungerhilfe/B. Frommann

Koronavirüs, yardım örgütlerinin de işini karmaşık hale getirdi. Welthungerhilfe Örgütü'nün işleri pek çok kez durmak zorunda kaldı. Mathias Mogge, DW'ye yaptığı açıklamada "Ofislerimiz defalarca kapatılmak zorunda kaldı. Takımlarımız çalışma alanlarına gidemedi" dedi.

Hindistan'da pek çok göçmen, koronadan dolayı büyük şehirlerden köylerine geri dönmek zorunda kaldı. Mogge söz konusu göçmenlerin durumuna ilişkin olarak da, "Kendilerini bir anda aç ve susuz kırsalın ortasında buldular. Önemli olan onlara hayatta kalmaları için yardım etmekti. Bir yemek kuponu ya da nakit yardımı yeterli oluyordu" dedi.

Küresel problemlere küresel çözümler

Küresel problemler, küresel çözümler gerektirir. Pek çok kriz, tekil devletler tarafından çözülemez. Korona ve iklim değişikliği ulusal sınırlarda bitmiyor. İltica hareketlerini engellemek, göçü yönetmek, açlıkla savaşmak ve yoksulluk uluslararası iş birliği gerektiriyor. Kuzey, tüketimiyle, ekonomik aktiviteleriyle ve politikalarıyla Güney'in yaşam şartlarını engelliyor, bunun tam tersi de geçerli.

Fotoğraf: HIHFAD/Welthungerhilfe

Bu nedenlerden dolayı, Welthungerhilfe ve terre des hommes örgütleri, adil dağıtım ve iklim koruma politikalarına bağlılık çağrısı yapıp, aşı milliyetçiliğine karşı uyarılarda bulunuyor. Aşılama kampanyalarının yoksul ülkelerde de sonunda başlaması gerektiğinin altını çizdi.

Neticede, Almanya'nın gayri safi milli hasılasının yüzde 0,2'sini yoksul ülkelere aktarmasını öngören uluslararası düzeyde anlaşılmış olan hedeflerin uzağında olunduğu ve en yoksul ülkelerin zarar gördüğü eğilimlerin tersine çevirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

 

Ralf Bosen

©Deutsche Welle Türkçe

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik